23 Ağustos 2012 Perşembe

Derinlerden Bir Mektup

...Yanımızdan geçen bütün balıkları selamladım. Dünyadaki bütün renkler, aynı zamanda derinliklerdeki yaşamın da birer parçası sanki. Kırmızı, yeşil, mor, gökkuşağın tüm renkleri birer su dansçısı gibi oynaşıyorlar. Çizgili, benekli balıklar gördüm, telaşlı ve güleçtiler. Kırmızı denizyıldızı oluyormuş, kan kırmızı hem de. Bir masalın içinde hissettim, harikalar diyarında keşfe çıkmış gibi. Alabildiğine bir maviliğin orta yerinde minicik bir balığı izliyorum. Sen olmasan ne yapardım. Balıklar grup halinde simetrik zikzaklarla yanımdan hızlıca geçiyor, sanki sadece onların görebildiği bir yolu takip ediyor. Bende peşlerinden Bir kayanın çevresinde toplandılar; dans eder gibiler. Sonra tırnağımın ucu kadar minik balıklar türemez mi? Rengârenk su damlacıkları gibi her biri. O anda doğmuş olmalılar. Korkutmamak için uzaklaşıyorum. İnsan gibi yürümek yerine yüzen bir canlı olduğumu düşlüyorum. Balık olsam ne yaparım şimdi?Balık aklıma göre hareket edebiliyorum suyun altında. Ne Keyif...
YARINDAN ÖNCE / AŞK GÜCÜNÜ NEREDEN ALIR?